Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Meali Sayfa 561
8. Ey îmân edenler! (Samîmî bir tevbe olan) Tevbe-i Nasûh ile Allah’a tevbe edin!Olur ki Rabbiniz, sizin kötülüklerinizi örter ve Allah, peygamberi ve onunla berâber îmân edenleri utandırmayacağı bir günde, sizi altlarından ırmaklar akan Cennetlere koyar! Onların nûru önlerinde ve sağlarında koşar (da): 'Rabbimiz! Nûrumuzu bize tamamla ve bize mağfireteyle! Şübhesiz ki sen, herşeye hakkıyla gücü yetensin!' derler.
9. Ey Peygamber! Kâfirlerle ve münâfıklarla cihâd et ve onlara karşı sert davran! Onların varacağı yer Cehennemdir! O ise, ne kötü varılacak yerdir!
10. Allah, inkâr edenlere, Nûh’un karısı ile Lût’un karısını bir misâl olarak getirdi. (Bu ikisi) kullarımızdan iki sâlih kulun (nikâhı) altında idiler de onlara hâinlik (îman cihetiyle münâfıklık) ettiler; bu yüzden (o iki peygamber) Allah’dan (gelen) bir şeyi onlardan def' edemedi. Ve (o kadınlara) denildi ki: '(Haydi!) O girenlerle berâber, siz de ateşe girin!'
11. Allah, îmân edenlere de Fir'avun’un hanımını (Asiye’yi) bir misâl olarak getirdi. Hani (o): 'Rabbim! Senin katında benim için Cennette bir ev yap, beni Fir'avun’dan ve onun(kötü) işinden kurtar, hem beni bu zâlimler topluluğundan kurtar!' demişti.
12. Irzını korumuş olan İmrân kızı Meryem’i de (misâl gösterdi); artık ona(yarattığımız) rûhumuzdan (Cebrâil vâsıtasıyla) üfledik; (o,) Rabbisinin kelimelerini(hükümlerini) ve kitablarını tasdîk etti ve itâat edenlerden oldu.