Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Meali Sayfa 483
1. (1-2) Hâ, mîm. ‘Ayn, sîn, kâf. [516]
2. (1-2) Hâ, mîm. ‘Ayn, sîn, kâf. [516]
3. Kudret ve hikmet sahibi olan Allah, sana ve senden öncekilere şöyle vahyediyor:
4. “Göklerde ve yerde olan her şey O'nundur. O, yücedir; uludur.”
5. O'nun ululuğu karşısında gökler neredeyse çatlayacaktır. Melekler, Rabblerini övgü ile tesbih ederler ve yeryüzünde bulunanlar için af dilerler. Çünkü Allah çok bağışlayandır; çok merhamet edendir.
6. Allah'tan başka dost edinenleri Allah daima gözetlemektedir. Sen onlara vekil değilsin.
7. İşte böylece şehirlerin anası Mekke ve çevresindekileri uyarman ve gerçekleşmesinde şüphe bulunmayan toplanma günü hakkında korkutman için sana Arapça bir Kur'ân indirdik. O gün insanların bir kısmı cennette, bir kısmı da alevli ateşte olacaktır.
8. Eğer Allah dileseydi, onları bir tek inanç etrafında toplardı. Fakat O, dileyenleri rahmetinin içine alır. Zâlimler için hiçbir koruyucu ve yardımcı yoktur. [517]
9. Yoksa O'ndan başka dostlar mı edindiler? Oysa gerçek dost Allah'tır. O, ölüleri diriltir. O'nun her şeye gücü yeter.
10. Ayrılığa düştüğünüz herhangi bir konuda hüküm vermek Allah'a aittir. İşte bu Allah, benim Rabbimdir. O'na dayandım ve O'na yöneldim. [518]