Sureler
Mealler
Önceki
Ahkaf Suresi
No Meal                    
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
1 Doğruları inkar edenler ve Allah'ın yolundan insanları çevirenlerin yaptıkları her şeyi, Allah boşa çıkarmıştır.
2 Allah, iman edip doğru işler yapanları ve Rabbinden bir gerçek olarak Muhammed'e indirilmiş olana iman edenlerin yaptıkları kötülükleri örtüp, affetmiş ve onların davranışlarını da düzeltmiştir.
3 Doğruları inkar eden ve batıl yaşam tarzlarını benimseyenlerle, iman eden ve Rablerinden gelen hakka (Kur'an'a) tabi olanların durumları budur. Allah insanlara onların misallerini böyle anlatıyor.
4 Doğruları inkar edenlerle karşılaştığınız zaman, onlara galip gelinceye kadar, boyunlarına vurun ve yakaladıklarınızı sıkı sıkıya bağlayın. Sonra ya onlara iyilik yapar (bırakırsınız) veya onlardan fidye alıp salarsınız. Öyle ki, savaşın getirdiği sıkıntılar ve yük, zamanla kalksın. Allah dileseydi, onların baskılarına karşı size yardım ederdi. Ancak sizin bir kısmınızı diğer bir kısmınızla ve Allah yolunda öldürülenlerle imtihan edip deniyor. Onların yaptıkları asla boşa gitmeyecektir.
5 Allah onları doğru yola iletecek ve durumlarını da düzeltecektir.
6 Onları daha önce tanıttığı cennetlere koyacak.
7 Ey İman edenler! Eğer siz Allah'a yardım ederseniz, Allah da düşmana karşı ayaklarınızı sabitleştirerek size yardım edecektir.
8 Doğruları inkar edenler için lanet ve dışlamak var. Yaptıkları boşa gitmiştir.
9 Bu ceza, onların Allah'ın indirdiğini beğenmeyip, inanmadıklarındandır. Ayrıca yaptıkları ameller de boşa gitmiştir.
10 Yeryüzünü gezip bakmıyorlar mi? Onlardan öncekilerin sonları nasıl olmuş? Allah onları ve inkar edenleri yerle bir etmişti ve o azabın benzeri başlarına gelmiş di.
11 Böylece Allah, inananların koruyanı ve yardım edenidir. İnkarcıların koruyanları ve yardımcıları yoktur.
12 Allah iman edip doğru ve yararlı işler yapanları, altlarından ırmakların aktığı cennetlere koyacaktır. Gerçekleri inkar edenlere gelince, onlar hayvanlar gibi yiyip yaşasınlar, ateş onların kalacakları yer olacaktır.
13 Seni çıkaranların bulunduğu şehirden, daha güçlü nice şehirleri helak edip yok ettik ve onlar için yardım eden de bulunmadı.
14 Rabbinden açık deliller üzerinde olan bir kimseyle, kendisine yaptıkları kötülükler süslü gösterilmiş ve arzularına uyan kimse eşit midir?
15 Allah dan sakınıp korunanlar için vaat edilmiş cennetin misali: İçinde tadının bozulmadığı sulardan meydana gelmiş ırmaklar, İçen için tadının hiç değişmediği sütten ırmakların, içenler için nefis içkiler (şarap) dan ırmakların, saf katkısız ballardan ırmakların ve her türlü meyvelerin olduğu bir cennet ve orada Rablerinden bağışlamanın olduğu kimselerle, ateşin içerisine sürekli kalan ve orada bağırsakları paramparça eden pis kaynar içecekleri içen kimseler eşit midir?
16 Onlardan senin yanından çıkıncaya kadar seni dinleyenler var. Çıktıktan sonra kendilerine ilim verilenlere burun kıvırarak "Bu ne söylüyor" derler. İşte böyleleri Allah'ın kalplerini kapattıkları ve arzularına uyan kimselerdir.
17 Allah'ın belirlediği yolu takip edenlerin, Allah, o yoldaki gayretlerini artırdı ve onlara korunma garantisi verdi.
18 Onlar, kıyamet saatinin ansızın başlarına gelmesini mi bekliyorlar? O kıyamet saatinin şartları oluşup da, başlarına geldiği zaman, onların öğüt almalarının ne önemi olabilir ki.
19 O Allah dan başka, hiçbir ilahın olmadığını bil ve kendi günahların, inanan erkekler ve inanan kadınların günahları için bağışlanma dile. Allah, kalplerinizin nelere meyilli olduğunu ve nerede kalacağınızı (cennette veya cehennemde) bilir.
20 İman edenler "Bir sure indirilmesi gerekmez miydi?" derler. Açık bir şekilde savaşın içinde olduğu bir sure indirildiğinde, kalplerinde hastalık olanların, ölüm korkusu kendisini sarmış birisinin baktığı gibi, sana baktığını görürsün. Sonra, onlar için en iyisi...
21 İtaat etmek ve uygun bir söz söylemektir. (Herhangi bir) İş olduğunda Allah'ı anıp doğrularlarsa, onlar için daha hayırlı olurdu.
22 Eğer yeryüzünü bozguna uğratmak için dönerseniz ve akrabalık bağlarını koparıp keserseniz, Allah'a isyan etmiş olmaz mısınız?
23 İşte böyleleri, Allah'ın kendilerine lanet edip, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kişilerdir.
24 Onlar Kur'an'ı hiç düşünmüyorlar mı? Yoksa onların kalplerinde kilit mi var?
25 Doğru yol onlara açık bir şekilde belirtildikten sonra, arkalarına bakarak dönüp gidenlere, şeytan yaptıklarını doğru göstermiş ve onların kalplerini batılla doldurmuştur.
26 Bu onların, Allah'ın indirdiklerini beğenmeyenlere "İşlerin bir kısmında size itaat edip işbirliği yapacağız" demelerindendir. Allah onların gizli anlaşmalarını biliyor.
27 Ölüm meleklerinin onların yüzlerine ve arkalarına vurarak canlarını alırken halleri nasıl olacak?
28 Bu onların Allah'ı öfkelendirecek yanlış şeylere tabi olmaları ve onun rızasını kazanmayı amaç edinmediklerindendir. Yaptıklarının hepsi boşa gitmiştir.
29 Kalplerinde hastalık olanlar, Allah'ın onların kalplerindeki bozuklukları ortaya çıkarmayacağını mı zannettiler?
30 Biz dilersek sana o iki yüzlüleri gösteririz. Zaten sen onları yüzlerinden tanırsın ve tutarsız konuşmalarından da onları kesinlikle bilirsin. Allah yaptıklarınızı biliyor.
31 Sizin aranızdan Allah yolunda mücadele edenleri ve sabredenleri öğreninceye kadar mutlaka deneyeceğiz. Sizin haberlerinizle deneyeceğiz.
32 Doğruları inkar edenler, Allah'ın yolundan insanları çevirenler ve kendilerine doğru yolu belirleyen açık belgeler geldikten sonra, elçiden bağlarını koparanlar, (şunu iyi bilsinler ki) bu yaptıkları ile Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler ve bütün yaptıkları iyi şeylerde boşa gidecektir.
33 Ey İman edenler! Allah'a ve elçiye itaat edin ki, yaptığınız güzel ve hayırlı işleri boşa çıkarmayın.
34 Doğruları inkar edenler ve insanları Allah'ın yolundan alıkoyanlar, sonra bu hal üzere ölenler, doğruları inkar etmiş kimselerdir. Allah onları hiçbir zaman bağışlamayacaktır.
35 Asla gevşemeyin ve insanları "Allah'a teslim olun" diye kurtuluşa çağırın. Allah sizinle beraber olduğu için en üstün sizsiniz. Allah sizin yaptıklarınızı boşa çıkarmayacaktır.
36 Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Eğer inanır ve sakınıp korunursanız, size yaptıklarınızın karşılığı Allah tarafından kesinlikle verilir ve mallarınızdan da sorulmazsınız.
37 Eğer mallarınızı sorarsa, içinizde gizlenmiş cimri davranışınız ve zaaflarınız ortaya çıkardı.
38 İşte siz böylesiniz. Allah yolunda infak etmeniz için davet edilirseniz, içinizden cimrilik yapanlar ortaya çıkacak. Kim cimrilik yaparsa kendi nefsine cimrilik yapar. Allah zengin, siz ise ihtiyaç sahibisiniz. Eğer siz Allah'a teslim olmaktan vazgeçerseniz, sizin gibi olmayan ve sizden başka bir toplukla sizi değiştirecektir.
                    Arapça No
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
اَلَّذ۪ينَ كَـفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ اَضَلَّ اَعْمَالَهُمْ 1
وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَاٰمَنُوا بِمَا نُزِّلَ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَهُوَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْۙ كَفَّرَ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَاَصْلَحَ بَالَهُمْ 2
ذٰلِكَ بِاَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا اتَّبَعُوا الْبَاطِلَ وَاَنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّبَعُوا الْحَقَّ مِنْ رَبِّهِمْۜ كَذٰلِكَ يَضْرِبُ اللّٰهُ لِلنَّاسِ اَمْثَالَهُمْ 3
فَاِذَا لَق۪يتُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَضَرْبَ الرِّقَابِۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَثْخَنْتُمُوهُمْ فَشُدُّوا الْوَثَاقَۙ فَاِمَّا مَناًّ بَعْدُ وَاِمَّا فِدَٓاءً حَتّٰى تَضَعَ الْحَرْبُ اَوْزَارَهَاۚۛ ذٰلِكَۜۛ وَلَوْ يَشَٓاءُ اللّٰهُ لَانْتَصَرَ مِنْهُمْۙ وَلٰكِنْ لِيَبْلُوَ۬ا بَعْضَكُمْ بِبَعْضٍۜ وَالَّذ۪ينَ قُتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَلَنْ يُضِلَّ اَعْمَالَهُمْ 4
سَيَهْد۪يهِمْ وَيُصْلِحُ بَالَهُمْۚ 5
وَيُدْخِلُهُمُ الْجَنَّةَ عَرَّفَهَا لَهُمْ 6
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تَنْصُرُوا اللّٰهَ يَنْصُرْكُمْ وَيُثَبِّتْ اَقْدَامَكُمْ 7
وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَتَعْساً لَهُمْ وَاَضَلَّ اَعْمَالَهُمْ 8
ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَرِهُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاَحْبَطَ اَعْمَالَهُمْ 9
اَفَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ دَمَّرَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْۘ وَلِلْكَافِر۪ينَ اَمْثَالُهَا 10
ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ مَوْلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَاَنَّ الْكَافِر۪ينَ لَا مَوْلٰى لَهُمْ۟ 11
اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا يَتَمَتَّعُونَ وَيَأْكُلُونَ كَمَا تَأْكُلُ الْاَنْعَامُ وَالنَّارُ مَثْوًى لَهُمْ 12
وَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ هِيَ اَشَدُّ قُوَّةً مِنْ قَرْيَتِكَ الَّت۪ٓي اَخْرَجَتْكَۚ اَهْلَكْنَاهُمْ فَلَا نَاصِرَ لَهُمْ 13
اَفَمَنْ كَانَ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّه۪ كَمَنْ زُيِّنَ لَهُ سُٓوءُ عَمَلِه۪ وَاتَّبَعُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ 14
مَثَلُ الْجَنَّةِ الَّت۪ي وُعِدَ الْمُتَّقُونَۜ ف۪يهَٓا اَنْهَارٌ مِنْ مَٓاءٍ غَيْرِ اٰسِنٍۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ لَبَنٍ لَمْ يَتَغَيَّرْ طَعْمُهُۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ خَمْرٍ لَذَّةٍ لِلشَّارِب۪ينَۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ عَسَلٍ مُصَفًّىۜ وَلَهُمْ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ وَمَغْفِرَةٌ مِنْ رَبِّهِمْۜ كَمَنْ هُوَ خَالِدٌ فِي النَّارِ وَسُقُوا مَٓاءً حَم۪يماً فَقَطَّعَ اَمْعَٓاءَهُمْ 15
وَمِنْهُمْ مَنْ يَسْتَمِــعُ اِلَيْكَۚ حَتّٰٓى اِذَا خَرَجُوا مِنْ عِنْدِكَ قَالُوا لِلَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ مَاذَا قَالَ اٰنِفاً۠ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ طَبَعَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ وَاتَّبَعُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ 16
وَالَّذ۪ينَ اهْتَدَوْا زَادَهُمْ هُدًى وَاٰتٰيهُمْ تَقْوٰيهُمْ 17
فَهَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّا السَّاعَةَ اَنْ تَأْتِيَهُمْ بَغْتَةًۚ فَقَدْ جَٓاءَ اَشْرَاطُهَاۚ فَاَنّٰى لَهُمْ اِذَا جَٓاءَتْهُمْ ذِكْرٰيهُمْ 18
فَاعْلَمْ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَاسْتَغْفِرْ لِذَنْبِكَ وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مُتَقَلَّبَكُمْ وَمَثْوٰيكُمْ۟ 19
وَيَقُولُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَوْلَا نُزِّلَتْ سُورَةٌۚ فَاِذَٓا اُنْزِلَتْ سُورَةٌ مُحْكَمَةٌ وَذُكِرَ ف۪يهَا الْقِتَالُۙ رَاَيْتَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ يَنْظُرُونَ اِلَيْكَ نَظَرَ الْمَغْشِيِّ عَلَيْهِ مِنَ الْمَوْتِۜ فَاَوْلٰى لَهُمْۚ 20
طَاعَةٌ وَقَوْلٌ مَعْرُوفٌ۠ فَاِذَا عَزَمَ الْاَمْرُ۠ فَلَوْ صَدَقُوا اللّٰهَ لَكَانَ خَيْراً لَهُمْۚ 21
فَهَلْ عَسَيْتُمْ اِنْ تَوَلَّيْتُمْ اَنْ تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ وَتُقَطِّعُٓوا اَرْحَامَكُمْ 22
اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ فَاَصَمَّهُمْ وَاَعْمٰٓى اَبْصَارَهُمْ 23
اَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ الْقُرْاٰنَ اَمْ عَلٰى قُلُوبٍ اَقْفَالُهَا 24
اِنَّ الَّذ۪ينَ ارْتَدُّوا عَلٰٓى اَدْبَارِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْهُدَىۙ الشَّيْطَانُ سَوَّلَ لَهُمْۜ وَاَمْلٰى لَهُمْ 25
ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُوا لِلَّذ۪ينَ كَرِهُوا مَا نَزَّلَ اللّٰهُ سَنُط۪يعُكُمْ ف۪ي بَعْضِ الْاَمْرِۚ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اِسْرَارَهُمْ 26
فَكَيْفَ اِذَا تَوَفَّتْهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَاَدْبَارَهُمْ 27
ذٰلِكَ بِاَنَّهُمُ اتَّبَعُوا مَٓا اَسْخَطَ اللّٰهَ وَكَرِهُوا رِضْوَانَهُ فَاَحْبَطَ اَعْمَالَهُمْ۟ 28
اَمْ حَسِبَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ اَنْ لَنْ يُخْرِجَ اللّٰهُ اَضْغَانَهُمْ 29
وَلَوْ نَشَٓاءُ لَاَرَيْنَاكَهُمْ فَلَعَرَفْتَهُمْ بِس۪يمٰيهُمْۜ وَلَتَعْرِفَنَّهُمْ ف۪ي لَحْنِ الْقَوْلِۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اَعْمَالَكُمْ 30
وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ حَتّٰى نَعْلَمَ الْمُجَاهِد۪ينَ مِنْكُمْ وَالصَّابِر۪ينَۙ وَنَبْلُوَ۬ا اَخْبَارَكُمْ 31
اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَشَٓاقُّوا الرَّسُولَ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْهُدٰىۙ لَنْ يَضُرُّوا اللّٰهَ شَيْـٔاًۜ وَسَيُحْبِطُ اَعْمَالَهُمْ 32
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَ وَلَا تُبْطِلُٓوا اَعْمَالَكُمْ 33
اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ ثُمَّ مَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ فَلَنْ يَغْفِرَ اللّٰهُ لَهُمْ 34
فَلَا تَهِنُوا وَتَدْعُٓوا اِلَى السَّلْمِۗ وَاَنْتُمُ الْاَعْلَوْنَۗ وَاللّٰهُ مَعَكُمْ وَلَنْ يَتِرَكُمْ اَعْمَالَكُمْ 35
اِنَّمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌۜ وَاِنْ تُؤْمِنُوا وَتَتَّقُوا يُؤْتِكُمْ اُجُورَكُمْ وَلَا يَسْـَٔلْكُمْ اَمْوَالَكُمْ 36
اِنْ يَسْـَٔلْكُمُوهَا فَيُحْفِكُمْ تَبْخَلُوا وَيُخْرِجْ اَضْغَانَكُمْ 37
هَٓا اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ تُدْعَوْنَ لِتُنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۚ فَمِنْكُمْ مَنْ يَبْخَلُۚ وَمَنْ يَبْخَلْ فَاِنَّمَا يَبْخَلُ عَنْ نَفْسِه۪ۜ وَاللّٰهُ الْغَنِيُّ وَاَنْتُمُ الْفُقَـرَٓاءُۚ وَاِنْ تَتَوَلَّوْا يَسْتَبْدِلْ قَوْماً غَيْرَكُمْۙ ثُمَّ لَا يَكُونُٓوا اَمْثَالَكُمْ 38
                    Ayet No
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
اَلَّذ۪ينَ كَـفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ اَضَلَّ اَعْمَالَهُمْ
Doğruları inkar edenler ve Allah'ın yolundan insanları çevirenlerin yaptıkları her şeyi, Allah boşa çıkarmıştır.
1
وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَاٰمَنُوا بِمَا نُزِّلَ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَهُوَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْۙ كَفَّرَ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَاَصْلَحَ بَالَهُمْ
Allah, iman edip doğru işler yapanları ve Rabbinden bir gerçek olarak Muhammed'e indirilmiş olana iman edenlerin yaptıkları kötülükleri örtüp, affetmiş ve onların davranışlarını da düzeltmiştir.
2
ذٰلِكَ بِاَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا اتَّبَعُوا الْبَاطِلَ وَاَنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّبَعُوا الْحَقَّ مِنْ رَبِّهِمْۜ كَذٰلِكَ يَضْرِبُ اللّٰهُ لِلنَّاسِ اَمْثَالَهُمْ
Doğruları inkar eden ve batıl yaşam tarzlarını benimseyenlerle, iman eden ve Rablerinden gelen hakka (Kur'an'a) tabi olanların durumları budur. Allah insanlara onların misallerini böyle anlatıyor.
3
فَاِذَا لَق۪يتُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَضَرْبَ الرِّقَابِۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَثْخَنْتُمُوهُمْ فَشُدُّوا الْوَثَاقَۙ فَاِمَّا مَناًّ بَعْدُ وَاِمَّا فِدَٓاءً حَتّٰى تَضَعَ الْحَرْبُ اَوْزَارَهَاۚۛ ذٰلِكَۜۛ وَلَوْ يَشَٓاءُ اللّٰهُ لَانْتَصَرَ مِنْهُمْۙ وَلٰكِنْ لِيَبْلُوَ۬ا بَعْضَكُمْ بِبَعْضٍۜ وَالَّذ۪ينَ قُتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَلَنْ يُضِلَّ اَعْمَالَهُمْ
Doğruları inkar edenlerle karşılaştığınız zaman, onlara galip gelinceye kadar, boyunlarına vurun ve yakaladıklarınızı sıkı sıkıya bağlayın. Sonra ya onlara iyilik yapar (bırakırsınız) veya onlardan fidye alıp salarsınız. Öyle ki, savaşın getirdiği sıkıntılar ve yük, zamanla kalksın. Allah dileseydi, onların baskılarına karşı size yardım ederdi. Ancak sizin bir kısmınızı diğer bir kısmınızla ve Allah yolunda öldürülenlerle imtihan edip deniyor. Onların yaptıkları asla boşa gitmeyecektir.
4
سَيَهْد۪يهِمْ وَيُصْلِحُ بَالَهُمْۚ
Allah onları doğru yola iletecek ve durumlarını da düzeltecektir.
5
وَيُدْخِلُهُمُ الْجَنَّةَ عَرَّفَهَا لَهُمْ
Onları daha önce tanıttığı cennetlere koyacak.
6
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تَنْصُرُوا اللّٰهَ يَنْصُرْكُمْ وَيُثَبِّتْ اَقْدَامَكُمْ
Ey İman edenler! Eğer siz Allah'a yardım ederseniz, Allah da düşmana karşı ayaklarınızı sabitleştirerek size yardım edecektir.
7
وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَتَعْساً لَهُمْ وَاَضَلَّ اَعْمَالَهُمْ
Doğruları inkar edenler için lanet ve dışlamak var. Yaptıkları boşa gitmiştir.
8
ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ كَرِهُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ فَاَحْبَطَ اَعْمَالَهُمْ
Bu ceza, onların Allah'ın indirdiğini beğenmeyip, inanmadıklarındandır. Ayrıca yaptıkları ameller de boşa gitmiştir.
9
اَفَلَمْ يَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ دَمَّرَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْۘ وَلِلْكَافِر۪ينَ اَمْثَالُهَا
Yeryüzünü gezip bakmıyorlar mi? Onlardan öncekilerin sonları nasıl olmuş? Allah onları ve inkar edenleri yerle bir etmişti ve o azabın benzeri başlarına gelmiş di.
10
ذٰلِكَ بِاَنَّ اللّٰهَ مَوْلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَاَنَّ الْكَافِر۪ينَ لَا مَوْلٰى لَهُمْ۟
Böylece Allah, inananların koruyanı ve yardım edenidir. İnkarcıların koruyanları ve yardımcıları yoktur.
11
اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا يَتَمَتَّعُونَ وَيَأْكُلُونَ كَمَا تَأْكُلُ الْاَنْعَامُ وَالنَّارُ مَثْوًى لَهُمْ
Allah iman edip doğru ve yararlı işler yapanları, altlarından ırmakların aktığı cennetlere koyacaktır. Gerçekleri inkar edenlere gelince, onlar hayvanlar gibi yiyip yaşasınlar, ateş onların kalacakları yer olacaktır.
12
وَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ هِيَ اَشَدُّ قُوَّةً مِنْ قَرْيَتِكَ الَّت۪ٓي اَخْرَجَتْكَۚ اَهْلَكْنَاهُمْ فَلَا نَاصِرَ لَهُمْ
Seni çıkaranların bulunduğu şehirden, daha güçlü nice şehirleri helak edip yok ettik ve onlar için yardım eden de bulunmadı.
13
اَفَمَنْ كَانَ عَلٰى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّه۪ كَمَنْ زُيِّنَ لَهُ سُٓوءُ عَمَلِه۪ وَاتَّبَعُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ
Rabbinden açık deliller üzerinde olan bir kimseyle, kendisine yaptıkları kötülükler süslü gösterilmiş ve arzularına uyan kimse eşit midir?
14
مَثَلُ الْجَنَّةِ الَّت۪ي وُعِدَ الْمُتَّقُونَۜ ف۪يهَٓا اَنْهَارٌ مِنْ مَٓاءٍ غَيْرِ اٰسِنٍۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ لَبَنٍ لَمْ يَتَغَيَّرْ طَعْمُهُۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ خَمْرٍ لَذَّةٍ لِلشَّارِب۪ينَۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ عَسَلٍ مُصَفًّىۜ وَلَهُمْ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ وَمَغْفِرَةٌ مِنْ رَبِّهِمْۜ كَمَنْ هُوَ خَالِدٌ فِي النَّارِ وَسُقُوا مَٓاءً حَم۪يماً فَقَطَّعَ اَمْعَٓاءَهُمْ
Allah dan sakınıp korunanlar için vaat edilmiş cennetin misali: İçinde tadının bozulmadığı sulardan meydana gelmiş ırmaklar, İçen için tadının hiç değişmediği sütten ırmakların, içenler için nefis içkiler (şarap) dan ırmakların, saf katkısız ballardan ırmakların ve her türlü meyvelerin olduğu bir cennet ve orada Rablerinden bağışlamanın olduğu kimselerle, ateşin içerisine sürekli kalan ve orada bağırsakları paramparça eden pis kaynar içecekleri içen kimseler eşit midir?
15
وَمِنْهُمْ مَنْ يَسْتَمِــعُ اِلَيْكَۚ حَتّٰٓى اِذَا خَرَجُوا مِنْ عِنْدِكَ قَالُوا لِلَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ مَاذَا قَالَ اٰنِفاً۠ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ طَبَعَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ وَاتَّبَعُٓوا اَهْوَٓاءَهُمْ
Onlardan senin yanından çıkıncaya kadar seni dinleyenler var. Çıktıktan sonra kendilerine ilim verilenlere burun kıvırarak "Bu ne söylüyor" derler. İşte böyleleri Allah'ın kalplerini kapattıkları ve arzularına uyan kimselerdir.
16
وَالَّذ۪ينَ اهْتَدَوْا زَادَهُمْ هُدًى وَاٰتٰيهُمْ تَقْوٰيهُمْ
Allah'ın belirlediği yolu takip edenlerin, Allah, o yoldaki gayretlerini artırdı ve onlara korunma garantisi verdi.
17
فَهَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّا السَّاعَةَ اَنْ تَأْتِيَهُمْ بَغْتَةًۚ فَقَدْ جَٓاءَ اَشْرَاطُهَاۚ فَاَنّٰى لَهُمْ اِذَا جَٓاءَتْهُمْ ذِكْرٰيهُمْ
Onlar, kıyamet saatinin ansızın başlarına gelmesini mi bekliyorlar? O kıyamet saatinin şartları oluşup da, başlarına geldiği zaman, onların öğüt almalarının ne önemi olabilir ki.
18
فَاعْلَمْ اَنَّهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَاسْتَغْفِرْ لِذَنْبِكَ وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مُتَقَلَّبَكُمْ وَمَثْوٰيكُمْ۟
O Allah dan başka, hiçbir ilahın olmadığını bil ve kendi günahların, inanan erkekler ve inanan kadınların günahları için bağışlanma dile. Allah, kalplerinizin nelere meyilli olduğunu ve nerede kalacağınızı (cennette veya cehennemde) bilir.
19
وَيَقُولُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَوْلَا نُزِّلَتْ سُورَةٌۚ فَاِذَٓا اُنْزِلَتْ سُورَةٌ مُحْكَمَةٌ وَذُكِرَ ف۪يهَا الْقِتَالُۙ رَاَيْتَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ يَنْظُرُونَ اِلَيْكَ نَظَرَ الْمَغْشِيِّ عَلَيْهِ مِنَ الْمَوْتِۜ فَاَوْلٰى لَهُمْۚ
İman edenler "Bir sure indirilmesi gerekmez miydi?" derler. Açık bir şekilde savaşın içinde olduğu bir sure indirildiğinde, kalplerinde hastalık olanların, ölüm korkusu kendisini sarmış birisinin baktığı gibi, sana baktığını görürsün. Sonra, onlar için en iyisi...
20
طَاعَةٌ وَقَوْلٌ مَعْرُوفٌ۠ فَاِذَا عَزَمَ الْاَمْرُ۠ فَلَوْ صَدَقُوا اللّٰهَ لَكَانَ خَيْراً لَهُمْۚ
İtaat etmek ve uygun bir söz söylemektir. (Herhangi bir) İş olduğunda Allah'ı anıp doğrularlarsa, onlar için daha hayırlı olurdu.
21
فَهَلْ عَسَيْتُمْ اِنْ تَوَلَّيْتُمْ اَنْ تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ وَتُقَطِّعُٓوا اَرْحَامَكُمْ
Eğer yeryüzünü bozguna uğratmak için dönerseniz ve akrabalık bağlarını koparıp keserseniz, Allah'a isyan etmiş olmaz mısınız?
22
اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَعَنَهُمُ اللّٰهُ فَاَصَمَّهُمْ وَاَعْمٰٓى اَبْصَارَهُمْ
İşte böyleleri, Allah'ın kendilerine lanet edip, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiği kişilerdir.
23
اَفَلَا يَتَدَبَّرُونَ الْقُرْاٰنَ اَمْ عَلٰى قُلُوبٍ اَقْفَالُهَا
Onlar Kur'an'ı hiç düşünmüyorlar mı? Yoksa onların kalplerinde kilit mi var?
24
اِنَّ الَّذ۪ينَ ارْتَدُّوا عَلٰٓى اَدْبَارِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْهُدَىۙ الشَّيْطَانُ سَوَّلَ لَهُمْۜ وَاَمْلٰى لَهُمْ
Doğru yol onlara açık bir şekilde belirtildikten sonra, arkalarına bakarak dönüp gidenlere, şeytan yaptıklarını doğru göstermiş ve onların kalplerini batılla doldurmuştur.
25
ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُوا لِلَّذ۪ينَ كَرِهُوا مَا نَزَّلَ اللّٰهُ سَنُط۪يعُكُمْ ف۪ي بَعْضِ الْاَمْرِۚ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اِسْرَارَهُمْ
Bu onların, Allah'ın indirdiklerini beğenmeyenlere "İşlerin bir kısmında size itaat edip işbirliği yapacağız" demelerindendir. Allah onların gizli anlaşmalarını biliyor.
26
فَكَيْفَ اِذَا تَوَفَّتْهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَاَدْبَارَهُمْ
Ölüm meleklerinin onların yüzlerine ve arkalarına vurarak canlarını alırken halleri nasıl olacak?
27
ذٰلِكَ بِاَنَّهُمُ اتَّبَعُوا مَٓا اَسْخَطَ اللّٰهَ وَكَرِهُوا رِضْوَانَهُ فَاَحْبَطَ اَعْمَالَهُمْ۟
Bu onların Allah'ı öfkelendirecek yanlış şeylere tabi olmaları ve onun rızasını kazanmayı amaç edinmediklerindendir. Yaptıklarının hepsi boşa gitmiştir.
28
اَمْ حَسِبَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ اَنْ لَنْ يُخْرِجَ اللّٰهُ اَضْغَانَهُمْ
Kalplerinde hastalık olanlar, Allah'ın onların kalplerindeki bozuklukları ortaya çıkarmayacağını mı zannettiler?
29
وَلَوْ نَشَٓاءُ لَاَرَيْنَاكَهُمْ فَلَعَرَفْتَهُمْ بِس۪يمٰيهُمْۜ وَلَتَعْرِفَنَّهُمْ ف۪ي لَحْنِ الْقَوْلِۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اَعْمَالَكُمْ
Biz dilersek sana o iki yüzlüleri gösteririz. Zaten sen onları yüzlerinden tanırsın ve tutarsız konuşmalarından da onları kesinlikle bilirsin. Allah yaptıklarınızı biliyor.
30
وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ حَتّٰى نَعْلَمَ الْمُجَاهِد۪ينَ مِنْكُمْ وَالصَّابِر۪ينَۙ وَنَبْلُوَ۬ا اَخْبَارَكُمْ
Sizin aranızdan Allah yolunda mücadele edenleri ve sabredenleri öğreninceye kadar mutlaka deneyeceğiz. Sizin haberlerinizle deneyeceğiz.
31
اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَشَٓاقُّوا الرَّسُولَ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْهُدٰىۙ لَنْ يَضُرُّوا اللّٰهَ شَيْـٔاًۜ وَسَيُحْبِطُ اَعْمَالَهُمْ
Doğruları inkar edenler, Allah'ın yolundan insanları çevirenler ve kendilerine doğru yolu belirleyen açık belgeler geldikten sonra, elçiden bağlarını koparanlar, (şunu iyi bilsinler ki) bu yaptıkları ile Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler ve bütün yaptıkları iyi şeylerde boşa gidecektir.
32
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَ وَلَا تُبْطِلُٓوا اَعْمَالَكُمْ
Ey İman edenler! Allah'a ve elçiye itaat edin ki, yaptığınız güzel ve hayırlı işleri boşa çıkarmayın.
33
اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ ثُمَّ مَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ فَلَنْ يَغْفِرَ اللّٰهُ لَهُمْ
Doğruları inkar edenler ve insanları Allah'ın yolundan alıkoyanlar, sonra bu hal üzere ölenler, doğruları inkar etmiş kimselerdir. Allah onları hiçbir zaman bağışlamayacaktır.
34
فَلَا تَهِنُوا وَتَدْعُٓوا اِلَى السَّلْمِۗ وَاَنْتُمُ الْاَعْلَوْنَۗ وَاللّٰهُ مَعَكُمْ وَلَنْ يَتِرَكُمْ اَعْمَالَكُمْ
Asla gevşemeyin ve insanları "Allah'a teslim olun" diye kurtuluşa çağırın. Allah sizinle beraber olduğu için en üstün sizsiniz. Allah sizin yaptıklarınızı boşa çıkarmayacaktır.
35
اِنَّمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌۜ وَاِنْ تُؤْمِنُوا وَتَتَّقُوا يُؤْتِكُمْ اُجُورَكُمْ وَلَا يَسْـَٔلْكُمْ اَمْوَالَكُمْ
Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Eğer inanır ve sakınıp korunursanız, size yaptıklarınızın karşılığı Allah tarafından kesinlikle verilir ve mallarınızdan da sorulmazsınız.
36
اِنْ يَسْـَٔلْكُمُوهَا فَيُحْفِكُمْ تَبْخَلُوا وَيُخْرِجْ اَضْغَانَكُمْ
Eğer mallarınızı sorarsa, içinizde gizlenmiş cimri davranışınız ve zaaflarınız ortaya çıkardı.
37
هَٓا اَنْتُمْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ تُدْعَوْنَ لِتُنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۚ فَمِنْكُمْ مَنْ يَبْخَلُۚ وَمَنْ يَبْخَلْ فَاِنَّمَا يَبْخَلُ عَنْ نَفْسِه۪ۜ وَاللّٰهُ الْغَنِيُّ وَاَنْتُمُ الْفُقَـرَٓاءُۚ وَاِنْ تَتَوَلَّوْا يَسْتَبْدِلْ قَوْماً غَيْرَكُمْۙ ثُمَّ لَا يَكُونُٓوا اَمْثَالَكُمْ
İşte siz böylesiniz. Allah yolunda infak etmeniz için davet edilirseniz, içinizden cimrilik yapanlar ortaya çıkacak. Kim cimrilik yaparsa kendi nefsine cimrilik yapar. Allah zengin, siz ise ihtiyaç sahibisiniz. Eğer siz Allah'a teslim olmaktan vazgeçerseniz, sizin gibi olmayan ve sizden başka bir toplukla sizi değiştirecektir.
38

Sureler

Mealler
Fetih Suresi
Sonraki